Siyaset ve Politika

Yunanistan'da Darbe « CIA Operasyonları

Nisan 1967'de Yunanistan'da seçim kampanyası başlamak üzereydi. Seçimlerin favori adayı George Papandreu kararlı bir antikomünistti. Birazcık daha sol eğilimli oğlu Andreas, Hubert Humphrey ve Adlai Stevenson gibi bozgunculara hayrandı. Her şeye karşın, iki Papandreu da, ABD siyasetçilerine göre fazlaca bağımsızlıkçıydılar.

Andreas Papandreu, Soğuk Savaş'ta Yunanistan'ın daha tarafsız bir rota izleyeceği mesajım verdi. Ayrıca Yunan ordusundaki bazı unsurların kralcı doğasına ilişkin -sonradan doğru çıkan- kuşkuları vardı.

George Papandreu daha önce başbakanlık yapmış, ancak CIA'nın yardımıyla 1965'te Kral tarafından iktidardan uzaklaştırılmıştı. Oğlu gibi, o da Amerikan çıkarlarına daha az teslimiyet işaretleri gösteriyordu.

Seçim kampanyası başlamadan iki gün önce, bir grup albay hükümeti devirdi ve askeri yönetim kurdu. Darbenin lideri, 15 yıldan beri CIA'nın maaş bordrosundaydı.

Sonraki 6 yıl boyunca, demokrasinin doğduğu yerde sıkıyönetim hüküm sürdü. Geniş kapsamlı sansür, sistematik işkence, vahşice dayak ve hükümetin işlediği cinayetler vakayı adiyedendi. Hükümeti eleştiren bildiri bulundurmak bile işkenceyi hak eden suçlar arasındaydı. Kurbanlara işkence yapılırken, kimsenin yardımlarına koşmayacağı, çünkü albayların ABD'nin güçlü desteğine sahip olduğu söyleniyordu.

Cuntacılar, darbeyi ve onu izleyen iğrenç baskı dönemini meşru göstermek için, "Yunanistan'ı komünist istilasından kurtarmak zorunda kaldıklarını" söylüyorlardı. Oysa Papandreular komünist değildi kuşkusuz; fakat çok daha tehlikelisi, kararlı bağımsızlıkçı yurtseverlerdi.

ABD'nin bu bağımsızlıkçı lığa karşı tutumu, şu olayda açığa çıkıyor: Yunanistan'ın Büyükelçisi, Başkan Johnson'un Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin planına karşı çıkınca, Johnson, Büyükelçi'ye şu karşılığı verdi: "S...kerim parlamentonuzu da anayasanızı da. Amerika bir fildir. Kıbrıs bir pire. Yunanistan bir pire. Bu iki pire fili ısırmaya devam ederse, filin hortumuyla okkalı bir dayak yer, ezilirler... Başbakanınız bana demokrasi, parlamento ve anayasa nutukları atmaya kalkışırsa, kendisi de parlamentosu ve anayasası da fazla uzun ömürlü olmaz."

Şili'de Darbe « CIA Operasyonları

1973'te, CIA, Güney Amerika'daki işleyen en eski demokrasiyi yıktı. 20 yıl sonra, hâlâ bu olayda parmağı olduğunu inkâra kalkışıyor.

CIA, Şili'de 1958 ve 1964 seçimlerine önemli ölçüde müdahale etti. 1970'te ise korktuğu başına geldi; sosyalist aday Doktor Salvador Allen de devlet başkanı seçildi.

Dehşete kapılan Başkan Nixon, CIA'dan Allende'nin göreve başlamasını önlemesini istedi. CIA, askeri bir darbe için elinden geleni yaptı. Fakat, Şili ordusunun demokratik sürece geleneksel bağlılığı darbe olasılığını ciddi ölçüde önlüyordu. Darbenin önündeki en önemli engellerden biri, Şili Genelkurmay Başkanı General Rene Schneider'di. Bu nedenle, CIA, ordu içindeki fanatiklerle Schneider'i öldürme komplosu kurdu. Fakat suikast geri tepti; belirlenen zamanda iktidarı devralan Allende'ye desteği artırdı.

Bu girişimi başarısız olan CIA'ya, "darbe ortamı" yaratma talimatı verildi. Başkan Nixon, CIA Başkanı Helms'e "Şili ekonomisine feryat ettirin" dedi. CIA destekli sabotajlar ve terör tırmandı. CIA, faşist Kurtuluş Partisi (Patria y Libertad-PyL) üyelerine kontrgerilla ve bombalama eğitimi verdi. Onlar da kısa sürede kundaklama kampanyasına giriştiler.

CIA, ayrıca, mali kaynağı Şili'deki holdingler ve ITT gibi diğer ABD şirketlerince karşılanan sokak gösterileri ve grevler örgütledi. Şili'nin en büyük gazetesinin de içlerinde bulunduğu CIA bağlantılı olan medya, yangını körükledi. İğdiş etme, yamyamlık vb. gibi ardı arkası gelmez Marksist "zulüm" hikayeleriyle, askeri yurtseverlik duyguları kabartıldı. Orduda temizlik yapılacağı, ordunun tahrip edileceği, Sovyetler'e üs verileceği dedikoduları yayıldı.

Sonunda, darbe, 1973 Eylül'ünde ordunun en aşırı sağcı faşist unsurlarının öncülüğünde, amansız bir vahşetle geldi. Allen de öldürüldü. (Kimi CIA savunucuları, hâlâ Allende'nin makineli tüfekle kendini vurarak intihar ettiğini öne sürüyorlar!) Bazı bakanlar katledildi, üniversiteler askeri denetim altına sokuldu, muhalefet partileri yasaklandı, binlerce Şilili işkenceden geçirildi ve öldürüldü. Çoğu kişi CIA'nın verdiği listelere göre "aşırı" diye damgalandı.

General Pinochet başkanlığındaki askeri cunta döneminde, muhaliflere işkence, özellikle Colonia Dignidad adlı tüyler ürpertici cezaevinde düzenli bir iş haline geldi. Cunta, Güney Amerika'nın dört bir yanında sürgündeki Nazileri topladı. Bu Nazilerden biri, bir kurbanına, Nazi ölüm kamplarında yapılan işin Colonia Dignidad'da sürdürüldüğünü söyledi.

CIA, istediği kadar Şili darbesiyle ilişkisini inkâra çalışsın. Demokratik, barışsever bir ülkeyi mezbahaya çevirdi.

Gladio « CIA Operasyonları

CIA, 1947 Ulusal Güvenlik Yasası ile kuruldu. Daha yasanın mürekkebi kurumadan, hortlaklar ordusu yasanın temel boşluğundan sökün etti. Yasada, CIA "zaman zaman Ulusal Güvenlik Konseyi'nin talimatları doğrultusunda başka görevler yapabilir, başka işlevler görebilir" deniyordu. Bu kasıtlı muğlak ifade, "ulusal güvenlik" adına, yarım yüzyıl canice faaliyetlerin yürütülmesinin kapısını açtı.

Ulusal Güvenlik Konseyi'nin zorunlu gördüğü ilk görevlerden biri, İtalyan demokrasisini yıkmak oldu; elbette demokrasi adına... İtalya, 1948 seçimlerinde solcu bir yönetimi işbaşına getirecek gibi görünüyordu. Milyonlarca dolar, Washington'un istediği adaylara, Mussolini'nin partisinin kahverengi gömleklilerinden arta kalan haydutlara ve öteki Nazi işbirlikçilerine İtalyanların oy vermelerini sağlamak amacıyla propaganda yapmak ve oy satın almak için dağıtıldı. Ayrıca, seçimin sonuçları ABD'nin istekleriyle bağdaşmadığı takdirde, yiyecek yardımının kesileceği dedikodusu yayıldı.

ABD, 1948 seçimlerinde, şiddete başvurmak zorunda kalmadan istediğini elde etti. Fakat, 1990'da ortaya çıktığı gibi, CIA, savaş sonrası İtalya'sında, haritalarda işaretli örtülü silah ve patlayıcı depoları bulunan gizli bir yan askeri ordu kurmuştu. Gladio Operasyonu (gladius Latincede kılıç demektir) adlı bu harekât için ileri sürülen bahane gülünçtü: Sovyet işgali tehdidi... Fakat gerçek amaç hiç de öyle eğlenceli değildi: Gladio'nun 15 bin askeri, hizadan çıktığı takdirde İtalyan hükümetini devirmek üzere eğitildi.

Benzer gizli ordular, çoğunlukla ve doğal olarak eski SS subaylarının komutasında Fransa, Belçika, Hollanda ve Batı Almanya'da da oluşturuldu.* Bu ordular salt Rusların yollarını gözlemedi. Büyük bölümü hâlâ açıklanmayan dev cephanelikler kurdular, solcuların kara listelerini çıkardılar, Fransa'da Cumhurbaşkanı De Gaulle'ü öldürme komplosuna katıldılar.

Gladio'nun pek çok üyesi, P-2 diye bilinen bir başka gizli örgütün mensubuydu. P-2 de CIA tarafından finanse ediliyordu. P-2, Vatikan, Mafya ve Dünya Antikomünist Birliği (World Anti-Communist League) adlı uluslararası faşist şemsiye örgütüyle de bağlantılıydı.

P-2'nin uzmanlık alanlarından biri provokasyon tertiplemekti. Kızıl Tugaylar gibi solcu örgütlere ya sızıldı ya bu örgütler finanse edildi ya da kuruldu. Sonuç, solun suçlanmasına neden olan, 1978'de İtalya Başbakanı Aldo Moro'nun öldürülmesi ya da 1980'de Bologna tren istasyonunun bombalanması gibi terör eylemleri oldu. Gerginliği tırmandırma stratejisinin amacı, şiddet eylemlerini kışkırtarak, İtalyanları, solun tehlikeli ve şiddet yanlısı olduğuna inandırmaktı.

* Gladio örgütleri, yalnızca NATO üyesi ülkelerde değil; Avustralya, İsveç, Norveç gibi Avrupa ülkelerinde de kuruldu. Merkezi, Brüksel'deki NATO Karargâhı. Gladio, İtalya'daki örgütün kod adı. Yunanistan'dakinin B-8 veya Sheep Skin (Koyun Postu), Belçika'dakinin SDRA-8, Hollanda'dakinin NATO Command, Batı Almanya'dakinin Gehlen Harekâtı veya Stay Behind ya da Sword, Avusturya'dakinin Schwert, Fransa'dakinin Rüzgâr Gülü, İngiltere'dekinin Secret British Network olduğu bu ülkelerin yöneticileri tarafından açıklandı. Bu örgüt, Türkiye'de ise Kontrgerilla diye anılıyor. Türkiye'deki Gladio örgütü, Türkiye'nin NATO'ya girdiği 1952 Mart'ından 6 ay sonra, 27 Eylül 1952'de Seferberlik Tetkik Kurulu adı altında kuruldu. ABD'nin 1974'teki silah ambargosuna kadar, bu örgütün giderlerinin ABD tarafından karşılandığını hükümetler bilmiyordu. Türkiye'deki Gladio örgütü 1965'te Özel Harp Dairesi adını aldığında, hâlâ ABD askeri yardım örgütü JUSMMAT ile aynı binada faaliyet yürütüyordu. 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin düzenlenmesinde başrolü oynayan ÖHD, kamuoyunda Kontrgerilla olarak anılıyor. ÖHD, 1991'de tümen seviyesine yükseltildi ve Özel Kuvvetler Komutanlığı adını aldı. (Y.N.)

Destekliyoruz arkadas - arkadas - partner - video izle - jinekolog - kadin dogum doktoru kadin dogum uzmani jinekolog - kadın doğum doktoru kadın doğum uzmanı