Siyaset ve Politika

İran'da Darbe « CIA Operasyonları

CIA'nın İran'daki mazisi, bazılarının düşündüğü gibi, kaygı duymamız gereken başarısızlıklar göstermez. Başarıları -İran en büyüklerinden biridir- tehlikenin de ötesindedir.

CIA, İran'da Amerikan yöneticilerinin sinirine dokunan ılımlı milliyetçi bir rejimi devirerek, tam tamına kendinden istenen şeyi yaptı. Bunun doğrudan bir sonucu olarak, 26 yıl sonra, ABD'nin başına büyük bela olacağını kanıtlayan daha sert milliyetçi bir rejim iktidara geldi.

1951'de İran Başbakanlığına ülkenin en popüler politikacısı Dr. Muhammed Musaddık seçildi. Musaddık'ın en önemli seçim vaadi, o dönemde İran'da faaliyet gösteren tek petrol şirketi British Petroleum'u (BP) millileştirmekti. Millileştirme karan parlamentoda oybirliğiyle kabul edildi.

Bu olaydan sonra, BP'ye yüklüce bir tazminat önermesine rağmen Musaddık'ın günleri sayılıydı artık. İngilizler, İran ekonomisini kaosa sürükleyen bir uluslararası ekonomik ambargo örgütlediler. Ve CIA, İngilizler'in isteği üzerine Musaddık'ı devirmek için milyonlarca dolar harcamaya başladı.

CIA, planlarım, deneyimsiz ve çekingen genç İran Şahı Rıza Pehlevi üzerine kurdu. Şah, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi yanlısı bir rejim sürdüren babasının gölgesinden başka bir şey değildi. Şah, 1953'te CIA'nın desteğiyle Musaddık'ı Başbakanlıktan attı ve yerine bir Nazi işbirlikçisini atadı. Musaddık'a destek gösterileri başladı ve Şah Roma'ya kaçtı.

Cesareti kırılmayan CIA, parayla Şah yanlısı gösteriler düzenletti. Bir radyo istasyonunu ele geçiren göstericiler, Şah'ın İran'a dönmekte olduğu ve Musaddık'ın azledildiği yayınını yaptılar, Oysa o sırada, Musaddık'ı uzaklaştırmak için Tahran sokaklarında yüzlerce kişinin öldürüldüğü bir tank savaşı cereyan ediyordu...

Ne var ki, daha sonra akıtılacak kanla karşılaştırıldığında, bu, kovaya düşen bir damlaydı. Uluslararası Af Örgütü 1976'da, CIA'nın eğittiği Şah'ın güvenlik gücü SAVAK'ın dünyadaki en kötü insan hakları karnesine sahip olduğunu; CIA'nın SAVAK'a öğrettiği işkence yöntemlerinin çeşitlilik ve sayı bakımından "inanılmaz" boyutta olduğunu belirledi.

Sonunda İran halkı 1979'da eli kanlı Şah'ı devirdi; onu işbaşına getirip bütün o yıllar boyunca destekleyen ABD'ye büyük bir öfke ve nefret duyduğunu göstererek... CIA'nın 1953 darbesi ve ardından gelen zulüm olmasaydı, bugün İran'ı yöneten aşırı köktendinci rejim halk desteği bulamazdı.

Gehlen Örgütü « CIA Operasyonları

CIA'nın en önemli operasyonlarından biri, daha servis doğmamışken başladı. Çok sayıda Nazi lideri İkinci Dünya Savaşı'nı kaybedeceklerini anladı ve ileride Sovyetler Birliği'ne karşı açılacak olası bir savaş konusunda, Hitler'den habersiz ABD ile görüşmeler başlattı. Geleceğin CIA Başkanı Allen Dulles, 1943 yılında İsviçre'nin Bern kentine giderek, bu etkili Nazilerle gizli görüşmeler yaptı.

Dulles, resmi olarak CIA'nın öncülü OSS'nin (Overseas Secret Service-Denizaşırı Gizli Servis) ajanıydı. Fakat, çoğuyla savaştan önce birlikte çalıştığı Nazilerle özel işler yapmaktan geri kalmadı. Gerçekten de, Wall Street'in önde gelen hukuk danışmanlarından biri olan Dulles'ın, savaş sırasında da Nazilerle iş yapmayı sürdüren Standard Oil* gibi bazı müşterileri vardı.

Bu yüzden, Hitler'in Doğu Cephesi istihbarat şefi General Reinhard Gehlen'in Amerikalılara teslim olması sürpriz yaratmadı. Gerilen ev sahiplerinden sıcak bir ağırlama bekliyordu. Özellikle de, gizli bir yere gömdüğü ve pazarlıkta kullanmayı planladığı çok sayıda dosya nedeniyle...

General Gehlen, Virginia'daki Hunt Kalesi'ne kaçırıldı. Kendisini teslim alanları kısa sürede Sovyetler Birliği'nin Batı'ya saldıracağına ikna etmeyi başardı. ABD ordusu ve Gehlen "centilmenlik anlaşması" yaptılar.

Gizli anlaşmaya göre, Gehlen'in casusluk örgütü ("Gehlen Org" diye anılır), Almanya'da yeni bir hükümet kuruluncaya kadar ABD için çalışacak ve ABD tarafından finanse edilecekti. Bu süre zarfında Gehlen, ABD'nin çıkarlarıyla Almanya'nın çıkarlarının çatıştığını görürse, Almanya'nın çıkarlarına öncelik vermekte özgür olacaktı.

Gehlen, yaptığı anlaşma için Hitler'in halefi Amiral Doenitz'in onayını sağlamayı da garantiledi. Amiral Doenitz, Nazi ileri gelenlerinin kapatıldığı Almanya Wiesbaden'deki esir kampında rahat bir tutukluluk sürdürüyordu.

Gehlen Org, on yıl boyunca CIA'nın Doğu Avrupa'daki tek istihbarat kaynağı oldu. 1955'te, Almanya'nın CIA'sı BND'ye dönüştü. Elbette, BND, CIA ile işbirliğini sürdürdü.

Gehlen, CIA'nın çalıştırdığı tek Nazi savaş suçlusu değildi. Diğerleri arasında, "Lyon Kasabı" Klaus Barbie, soykırımın fikir babası ve Eichmann'ın yakın çalışma arkadaşı Otto von Bolschwing ve Hitler'in gözdesi SS Albayı Otto Skorzeny de bulunuyordu. Hatta, savaşın son döneminde rejimin Hitler'den sonraki ikinci adamı Martin Bormann'ın bile, CIA'yla bağlantılı olarak çalışırken kendini öldü göstererek Latin Amerika'ya kaçtığı yönünde kanıtlar var.

* Standart Oil, Rockefeller ailesinin şirketidir.

Nikaragua'ya Müdahale « CIA Operasyonları

ABD başkanlarından Rooswelt (FDR) bir keresinde Nikaragua diktatörü hakkında konuşurken, "Somoza bir orospu çocuğu olabilir, ama bizim orospu çocuğumuz" demişti. Bu yüzden, sonraki Somoza (bizim orospu çocuğunun oğlu) 1979'da iktidardan uzaklaştırıldığında, Nikaragua'nın yeniden bizim olması için hiçbir çaba esirgenmedi.

Başkan Carter, oğul Somoza'nın günlerinin sayılı olduğunu görünce, emekli CIA ajanlarının silah akıttığından habersiz, Somoza'yı iktidardan uzaklaştırmak istedi. Carter'ın planı, 900 milyon dolarlık servetinin keyfini sürmek üzere Somoza'yı ülkeden çıkarmak ve Somoza'nın özel ordusu Ulusal Muhafızları iktidarda tutmaktı.

46 yıl Muhafızların amansız kıyıcılığı altında inleyen Nikaragualılar Carter'in planından oralı olmadı. Somoza düştüğünde, nefret toplayan Ulusal Muhafızları da alaşağı edildi.

Muhafızların çoğu Amerikan uçaklarıyla kaçırıldı. Onları yeniden toparladık, silah ve teçhizatla donattık, Arjantinli ölüm mangalarına eğittirdik ve yeni rejimin başına bela olmaları için Nikaragua'ya geri gönderdik. Muhafız deyimi Nikaragua'da o denli aşağılayıcıydı ki, onlara yeni bir ad, İspanyolca karşıdevrimci sözcüğünün kısaltması olan Kontralar adı verildi.

Sonraki kanlı olaylar, belki de CIA'nın örtülü operasyonları içinde en az gizli kalmış olanıydı. Başkan Reagan hedefi dobra dobra açıkladı: Yarımkürenin en yoksul ikinci halkı Nikaragualılar "pes" deyinceye kadar "ezilecek"ti.

CIA'nın "Özgürlük Savaşçıları El Kitabı" (Freedom Fighters Manual) basına sızdırılınca, istenmese de uygulanan yöntemleri kamuoyu öğrendi. El Kitabı, suikast düzenlenmesi, sabotaj, adam kaçırma, şantaj ve sivillerin boğazlanması konularında ayrıntılı dersler veriyordu.

ABD, Nikaragua'nın kırsal kesiminde terör estirmekte kullandığı Kontralara askeri ve mali yardım yağdırdı. Yeni rejimin ülke tarihinde ilk kez köylere doktor ve öğretmen göndermesi köylüleri çok sevindirdiği için, Kontralar özellikle bu mesleklerden olanları hedef aldı.

CIA limanları mayınladı, yakıt tanklarını havaya uçurdu, sonra da Kontraları saldırıların parsasını toplamaya yöneltti. Nikaragua önderliğini öldürmeleri için kontralara kaynak akıttı, muhalif partilere milyonlarca dolar pompaladı. Ve Şili'deki gibi, ekonomiyi "çığlık atar" duruma getirdi.

Nihayet, l O yıl süren hem ekonomik hem askeri savaştan sonra, 1989'da Nikaragualılar teslim oldu ve ABD'nin desteklediği adaylara oy verdi. Eğer böyle yapılmasa ne olur diye meraka kapılan birileri çıksaydı, meraklarını giderecek tek şey, bir ay önce ABD tarafından işgal edilen güneydeki Panama'ya bakmak olacaktı.